• Cts. Ara 5th, 2020

Haberci Adam

İlkeli ve Dürüst Habercilik

Zaman En Acımasız Öğütücü

ByCahide Sarıgül

Tem 25, 2020

Siz de farkında mısınız zaman ne kadar hızlı geçiyor. Günlerin akışı, mevsimlerin dönüşü, ektiğimiz çiçeklerin büyüyüşü göz açıp kapayıncaya kadar. Belki de herkesi kendim gibi de sanıyorumdur. Günü yirmi dört saat olarak belirleyen insana kızıyorum çoğu zaman. Her şey yolundaysa özellikle gün bitmesin diye dua ediyorum. Vaktimi değerlendirecek o kadar çok hobi, iş var ki hiç birini bitiremediğim gibi bir de yorulup kalıyorum. Şükredecek ne kadar çok nimet var hayatımızda. Her şeyden ziyade rahat rahat nefes alabiliyor olmamız zaten başlı başına yetmez mi? Düşünüyorum da eğer insana nefes borumuzu kontrol etme gücü verilseydi canımızı sıkanın nefesini keserdik o dakika. Hele düşmanlarımız salisesinde çekerdi bıçağı. Dostumuz ise onu sevindirdiğimiz anda iyce gevşetirdi ve bu defa da fazla oksijenden öldürdü bizi. Allah’tan ki nefesimiz kendi türümüzün elinde değil. Düşünsenize çok titiz birinin elinde olsaydı sürekli yıkamak isterdi iki güne buruşur kurur kırılırdı. Ya da çok pis birinin elinde ise o da kirden, mikroptan son verirdi hayatımıza. Oysa bu en önemli hayati organımız için beş kuruş vermiyoruz. İstediğimiz zaman istediğimize konuşabiliyoruz, ceylan gibi sekiyip enerjimizi atıyoruz. İstediğimiz gibi kahkaha atıp istediğimiz gibi kullanıyoruz. Bize öylesine verilmemiş bu nimetin kadrini bilmiyoruz. Oysa o nefesi nerede ne için ve nasıl tükettiğimizin farkında mıyız? Eğer öyleysek birilerinin canını kim sıkıyor? Ağır ve geri dönülmez lafları kimler ediyor?Nefes borumuzun kendi inisiyatifi mi? Onu yöneten bir beyin ve kalp yok mu? Her kalp içindekini kusuyor bu yolla. Gün geliyor bilinçli ya da bilinçsiz kustuklarımız ileride çeviriyor önümüzü. Bir söz olarak attığımız her cümlenin vebali var nefes borumuzda. Ona eşlik eden ellerimiz, ayaklarımız, beynimiz, günü gelince cezalandırılıyorlar birer birer. Boş beleş diyerek , bize ait diyerek hor kullanmamalıyız nefesimizi. Ne dünya da ne ahirette bize sorulmayacak mevzuların içine girmeyip bizi ve başkalarını hayra, iyiliğe sevk edecek konularla tüketelim. Ömür sermayemizin yegane kaynağı nefesimiz için her gün şükrederken emanet olduğunu da unutmamalıyız. Ve zaman çok acımasız, bugünümüz de nihayetlendi. Yarınımız garantisiz, ve en kıymetlisi içinde bulunduğumuz bu an. İnşallah başımızı yastığımıza koyduğumuzda nefesimiz en iyi şekilde değerlendirmiş olarak uyuruz. Hoşça kalın, hoş görüyle, öngörüyle, ve huzurda kalın….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.