TTB Merkez Konsey üyelerine 'örgüt üyeliği' soruşturması: 'Hedef meslek birliklerini etkisizleştirmek'

09.01.2023 - Pazartesi 12:48

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, önceki gün gazetecilerle bir araya gelerek, son dönemdeki yargı süreçlerine ilişkin gelişmeleri paylaştı.

TTB 2. Başkanı Ali İhsan Ökten, toplantının başında yaptığı konuşmada, “Şu an ülkemizde her açıdan ekonomik, siyasal, sosyal, ekolojik, kültürel, sağlık krizleri yaşanmaktadır. Bu duruma kısaca ‘pankriz’ diyebiliriz” dedi.

TTB’nin yıllardır iktidarların hedefi olduğunu kaydeden Ökten, TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı’ya açılan dava sürecini anımsattı.

"KONSEY ÜYELERİ HAKKINDA ÖRGÜT ÜYELİĞİNDEN SORUŞTURMA AÇILDI"

“Fincancı; haksız, hukuksuz ve antidemokratik yöntemle şu an tutuklu olarak cezaevinde” diyen Ökten, “Bununla da kalınmadı, Merkez Konsey’in görevden alınması için dava açıldı; yetmedi, anayasal koruma altında olmasına rağmen TTB yasa değişikliği gündeme getirildi. Algı operasyonları bunlarla da kalmadı, konseyin tüm üyeleri hakkında örgüt üyeliğinden soruşturma açıldı” ifadelerini kullandı.

TTB’nin “nitelikli, ücretsiz ve eşit sağlık hizmeti mücadelesi ve sağlık hizmetlerinin ticarileşmesi ve özelleştirilmesine karşı yürütülen mücadele” gibi faaliyetleri nedeniyle hedef olduğunu vurgulayan Ökten, merkez konseyin “görevden alma” davasının ise bugün görüleceğini kaydetti.

Ökten, “Hedefleri başta TTB, sırada TMMOB olmak üzere tüm meslek birliklerinin kendilerinin istediği şekilde hareket etmesi ya da etkisizleştirilmesidir” diye konuştu.

‘HUKUKUN KIRINTISI VARSA...’

Ökten’in açıklamasının ardından merkez konsey üyeleri, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Merkez Konseyi üyesi Kazım Doğan Eroğulları, üyelerin görevden alınması durumunda yapılacaklara ilişkin soruya, “Ülkemizde hukuk varsa demiyorum, hukukun bir kırıntısı bile varsa görevden alınma olmayacaktır. Yasalara göre görevimiz dışında hiçbir şey yapmadık. Görevden alınmamız mevcut hukuk şartlarında söz konusu değil” dedi.

Eroğulları, TTB yasasına göre kayyım olmadığını, görevden alınma durumunda mevcut delegelerden 5’inin konseyi 1 ay içinde seçime götürmek görevlendirileceğini kaydederek, “Olası bütün senaryoları çalıştık. Karar alırken örgütümüzle birlikte alırız. Olası bir görevden alınmada, örgütümüzü toplayacağız ve yapılması gereken ne varsa yapacağız” dedi.

‘TEK ÖRGÜTÜMÜZ TTB’

TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut, merkez konsey üyelerine yönelik örgüt üyeliği suçlamasıyla başlatılan soruşturmanın, avukatlar tarafından tesadüfen fark edildiğini, ardından gizlilik kararı uygulandığını belirterek, “Dosyanın içinde ne var, neyle suçlanıyoruz, bilmiyoruz. Bir örgüt suçlaması var ama ne olduğunu bilmiyoruz. Bütün soruşturmaları bir savcı açtı. Birbirine bağlantılı olarak görülüyor. Tek örgütümüz Türk Tabipleri Birliği. Bilmenizi isterim” diye konuştu.

Eroğulları ise soruşturma savcısıyla görüşmek istediklerini ancak kabul edilmediğini, dosya hakkında hiçbir bilgi alamadıklarını vurguladı. TTB 2. Başkanı Ökten de soruşturmanın, görevden alma davasına dayanak oluşturmak amacıyla açılmış olabileceğini değerlendirdiklerini kaydetti.

‘GÖZDAĞINA KARŞI ÇIKIYORUZ’

TTB Merkez Konseyi Üyesi Nursel Şahin, Fincancı’nın tartışmalı konuşmasının TTB adına yapılmadığını kaydederek, “TTB ve Merkez Konseyi, başkanına ve örgütüne sahip çıkmak zorunda. Bir bilim insanının, ifade özgürlüğü çerçevesindeki görüş açıklamasına bu denli yapılan saldırıya karşı birlik ve bütünlük gösteriyoruz. Hukuksuzluğa ve suçlanmasına denk gelmeyen yargılamaya ve utukluluk haline itiraz ediyoruz. Gözaltı ve tutukluluk sırasında uğradığı insan hakkı ihlallerine ve topluma verilen gözdağına karşı çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘EN UFAK SERZENİŞ YOK’

TTB Genel Sekreteri Bulut, Fincancı’nın açıklaması ve meslek örgütlerinin hedef alınmasının ardından diğer meslek örgütlerinden tepki gelip gelmediğine ilişkin soruya, “Dayanışmamızda hiçbir sorun yok, eleştiri hiç gelmedi. Hep birlikte mücadele etme kararlılığımız var” yanıtını verirken, TTB 2. Başkanı Ökten ise “Herhangi bir sorun yok. Tüm başkanlarla görüştük, davalara davet ettik. Hiç kimsenin en ufak bir serzenişi yok. Ortam tamamen Türkiye’nin içinde bulunduğu antidemokratik ortamdan kaynaklanıyor. Bunu herkes biliyor. Bazıları dile getiremiyor, bazıları az dile getiriyor. Herkes ne olup bittiğinin farkında” diye konuştu.

YORUM YAZ

.